İstikamet
Mevsimsiz yağış,
Mahçup alın damarı ,
Yüzün kinayeli cilası,
Ruhun sulak coğrafyası,
Gözdeki inci kolye
Kopma, dur!
Üzüm salkımı tanelerini
Ele avuca sığmaz nakşına asıp,
Gücenme çürüklüğüne hayatın.
Saman alevi döş yangını,
Bohçasını toplayıp giden çingene.
Alacakaranlıkta şaşar beşer.
Asalet görünüşte/düşmeye gör
Yuvalanır nefese dekolte sözler
Devran bezgin dönmekten.
Kulluğu eksik iman tahtası,
Küskün başak/mızıkçı omuz
Şuursuz nazar/kirişi kırık dostluk
Vesikalı sevda.
Usandı hayatta bu tanıklıktan.
Hücrenin özü yozluk…
Sus !
Usandı hıçkırığından us.
Çıkında sadece habis ruh,
İrini akmayan gece yanığı/ömür
Büyülü resim/gömülü kandırmaca,
Öğren artık bu sınıfta/kalmak ebedî,
Yağmaktansa doluya boşa
İstikametini çevir,
Ahiretten yana…
Gülay Garip – Çar, 14/06/2006 – 04:40
Yorum göndermek için Giriş yapın ya da Kayıt olun – önceki forum konusu – sonraki forum konusu – 516 kere okundu


Geçmiş yorumlar
16 hafta 4 gün önce
20 hafta 8 saat önce
24 hafta 2 gün önce
46 hafta 6 gün önce
1 yıl 1 hafta önce
1 yıl 2 hafta önce
1 yıl 4 hafta önce
1 yıl 4 hafta önce
1 yıl 4 hafta önce
1 yıl 5 hafta önce