Demokrasi
Modern dünyada egitim denince akla hemen okul gelir. Peki, tekrar Avrupa tarihinin Umberto Eco’lu zamanlarina dönüp, “Avrupa gibi toplumlari keskin hatlarla tabakalara bölünmüs sosyal yapiya sahip bir bölgede, alt tabakanin(avam) ekonomik hayattaki yeri nedir?” diye soracak olursak, okul kavraminin aslinda çok da eski olmadigini görüyoruz. Belli bir vakte kadar; devlet kurumunun civarina yaklasabilmenin keloglan’in kiz istemeye saraya gittigi durumlar haricinde pek de mümkün olmadigi zamanlardan bahsediyoruz. Meshur bir bilgisayar oyunu vardir, “Civilization” diye.Dilimizde “Medeniyet” diye bildigimiz insanlik mirasina denk gelen bu kelime, ismini verdigi oyunda milattan önce 4000 senelerinden beri yazilmakta olan insanlik tarihinin, devlet rejimleri arasinda pek makbûl ve bir o kadar da süpheyle bakilan demokrasiye ait gelismeleri tamamlayarak vatandasin kendi kendini idare etmeye ehil olmasinda en son noktayi temsil etmektedir. Bunun adina demokrasi diyenler çogunlukta oldugu için demokratik ortamda adi demokrasi olmus!.. Halkin totaliter rejimlerden azâde olup bu ehliyete kavusmasi da bir memlekette üç temel meselenin halledilmis olmasina baglanabilir. Ilk planda her cografyanin kendi tarihî geçmisinin kapasitesi ile dogru orantili olarak, üzerine oturtulacak tüm formel egitim malzemelerine danismanlik ve bizzat kaynakçalik yapabilecek, bireyin sosyal hayata karismadan önceki aile içi döneminde verilmesi gereken aile egitimiyle beraber, vicdanin rehberliginde kendinden baslamak üzere istidâdi ölçüsünde tüm evreni dolasarak olup bitenlerden nasiplenmek için afakî bakisini saglamlastiracak, devletin sorumlulugunda olan ve kirk yamali bohçadan öte adam gibi bir asgarî formel egitim gelir. Asgarî vatandaslik bilincine sahip insanlar tarafindan meydana getirilecek bir ekonomik hayat anlayisi da ardindan gelir. Son olarak da pespâyelikten uzak, haber vermek ile aktüalite tellalligi yapmayi ayirt edebilecek, ilk iki tezgahtan basariyla geçmis, insâniyet nâmina sorumluluk sahibi fertlerden olusan bir yazili-görüntülü basin ve yayimcilik meslegi erbabi ile bugün itibariyla yasadigimiz dünyada önü açik bir toplumun ferdi olmaktan gurur duyabiliriz. Tabii kavramin tarih boyuncaki yolculugunu ve gelisimini düsünürsek, neticede bu insanloglunun pesinde kostugu saadet sirrinin adina “sudur” denmis birçok alternatifinden sadece biridir. Mâdem öyle, belki de isimlere, sebep gibi görünen sonuçlara ve amaç hâline gelerek anlamsizlasmis, tiyatro dekoru gibi yüzü var kendi yok etiketlere degil, basitçe insanin kendisine bakmak gerekir gibi geliyor bana...


Geçmiş yorumlar
16 hafta 4 gün önce
20 hafta 8 saat önce
24 hafta 2 gün önce
46 hafta 6 gün önce
1 yıl 1 hafta önce
1 yıl 2 hafta önce
1 yıl 4 hafta önce
1 yıl 4 hafta önce
1 yıl 4 hafta önce
1 yıl 5 hafta önce